Bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey: bu kitaplardaki bilgiler, yazarının isminin bilinmemesini gerektiren ortamlarda edinildi.
Bu cümleyi yıllardır tekrarlıyoruz. Okur soruyor, zaman zaman basın soruyor, bazen kolektif içinde biz de birbirimize soruyoruz. Cevap hiç değişmedi. Değişmeyecek de.
Bir isim, birçok olasılık
Kavelli tek bir kişi olabilir. Yıllar içinde aynı çizgide yazan birkaç zihin olabilir. Bir dönem bir araya gelmiş, işini bitirip dağılmış bir grup olabilir. Kolektif olarak bu sorunun cevabını bilmiyoruz ve bilmemeyi işin bir parçası sayıyoruz. Bazı gözlemler, sahibinin adı bilinmeden daha rahat konuşulur; yazan kişi görünmez kaldığında, anlatılan gerçeğin üzerindeki gölge de kalkar. Kavelli'nin metinleri böyle bir yerden geliyor: güç, manipülasyon ve statünün nasıl kurulduğunu teoriden değil, yakından anlatan bir yerden.
Bu yakınlık bir unvanla açıklanmıyor ve açıklanmayacak. Burada geçmişi süsleyen bir sıfat yok. "Eski ajan", "gizli danışman", "içeriden kaynak" gibi iddialarda bulunmuyoruz, bulunmayacağız da. Böyle bir iddia hem doğrulanamaz hem de gereksiz. Kavelli'nin kim olduğuna dair tek dayanağımız, elinizdeki metnin kendisi. Okuyun, sınayın; hayatınızda bir karşılığı varsa kalsın, yoksa bırakın.
Metinler bize nasıl ulaşıyor
Kesin bir süreç tarif edemeyiz, çünkü kesin bir süreç kamuya açık değil. Söyleyebileceğimiz şu: elimize gelen her metin, kolektif içinde aynı titizlikle işleniyor. Abartılı iddiaları ayıklıyoruz, doğrulanamayan anekdotları çıkarıyoruz, geriye yalnızca gözlemlenebilir ve uygulanabilir olan kalıyor. Kavelli'nin sesini korumak bizim işimiz; o sesin arkasına sahte bir geçmiş, bir unvan ya da bir itibar eklemek değil. İsim vermeden anlatmak, bazen isim vererek anlatmaktan daha dürüst bir yoldur; çünkü geriye yalnızca iddia değil, sınanabilir bilgi kalır.
Neden isimsiz kalıyor
Bir isim verildiğinde, okur önce isme bakar: geçmişine, unvanına, itibarına. Biz bu sırayı tersine çevirmek istiyoruz. Kavelli'nin kitaplarına güvenmenizi istiyorsak, bunu bir biyografiyle değil, sayfadaki gözlemin doğruluğuyla kazanmalıyız. Anonimlik burada bir gizem numarası değil, bir disiplin: metin kendi başına ayakta duracak, kimse ona bir unvanın gölgesinde sığınma hakkı tanımayacak.
Kavelli Yayın Kolektifi
Kolektif, Kavelli'nin görünen yüzü. Yazarın kim olduğunu bilmesek de, ya da bilip söylemesek de, mağazanın işleyişinden, editöryel süreçten ve okurla kurulan her temastan biz sorumluyuz. Metinleri düzenleyen, paketleyen, satın alma sonrası birkaç dakika içinde e-postanıza ulaştıran ekip biziz.
Bu sorumluluğu ciddiye alıyoruz. İçerik sorumluluğu bize ait, teslimat sorumluluğu bize ait, destek talebine verilen her yanıt bize ait. Kavelli'nin kimliği gizli kalabilir; kolektifin işleyişi gizli değil. Bize her zaman ulaşabilirsiniz.
Ne satıyoruz, ne satmıyoruz
Kavelli'nin kitapları bir vaat değil, bir çerçeve satar: insan davranışını, gücü, etkiyi ve sessizliği doğru gözlemlemenin çerçevesi. Mucize bir dönüşüm anlatmıyoruz. Bir gecede hayatınızı değiştirecek bir formül önermiyoruz. Elimizde olan, yıllar içinde biriktirilmiş gözlemler ve bu gözlemleri okunabilir, uygulanabilir bir yapıya oturtan bir editöryel çizgi.
Bu çizgiyi nasıl kullanacağınız size kalmış. Biz yalnızca doğru metni, doğru biçimde ve zamanında elinize ulaştırmakla ilgileniyoruz. Geri kalanı, yani okumak, sınamak ve uygulamak, okurun işidir.
Sorularınız için: destek@kavellibooks.com